Okuma Süresi:1 Dakika, 19 Saniye

Közün, Emeğin ve Sabırın Mesleği: Fatsa’da Kalaycılığa Son Nefes

Bakırı Elinde Sanata Dönüştürenlerin Mesleği, Kalaycılık

Bir zamanlar her evin mutfağında başköşede duran bakır sahanlar, maşrapalar, bakraçlar ve su kovaları bugün nostaljik birer hatıraya dönüşürken, kalaycılık mesleği de Ordu’da son nefesini veriyor.

Fatsa ilçesinin Sakarya Mahallesi’ndeki küçük dükkânında ateşin karşısında ter döken kalay ustası Serkan Özçelik ise bu kadim mesleği ayakta tutmaya çalışan son isimlerden biri.

Kalaycılık emek ve sabır ister” diyen Özçelik, saatlerce ocağın başında, kızgın ateşin önünde bakır kapları ilmek ilmek işliyor. Çocuk yaşta babasının yanında çırak olarak başladığı mesleğini 25 yıldır sürdürüyor. Ona göre kalaycılık yalnızca bir geçim kapısı değil, ata yadigârı bir sanat.

Gelişen teknoloji ve değişen yaşam koşullarıyla birçok geleneksel meslek gibi kalaycılığın da geride kaldığını belirten Özçelik, buna rağmen pes etmediğini ifade etti.

Bakırın Lezzeti, Kalayın Koruması

Özçelik’e göre bakır kapta pişen yemeğin lezzeti bir başka. Özellikle Türk mutfağıyla özdeşleşen bakır kapların kalaysız kullanılmasının mümkün olmadığını vurguladı.

Ateşle Şekillenen Zanaat

Kalaylama süreci ise zahmetli ve ustalık gerektiren bir işlem diyen Özçelik,  “Önce kap kostik maddede bekletiliyor, ardından ateşte tavlanıyor. Tuz ruhu sürülüp cüruf taşıyla temizlendikten sonra kalay için hazır hale geliyor. Son aşamada nışadır atılıyor, eriyen kalay pamukla kabın her noktasına sabırla sürülüyor.Her aşaması el emeği, her aşaması dikkat isteyen bu zanaat, adeta ateşle şekilleniyor” dedi.

Türkiye’nin en genç kalaycısı olduğunu ifade eden Serkan Özçelik, bugün Fatsa’da kalaycılığın son temsilcilerinden biri. Küçük dükkânında yanan ocak yalnızca bakır kapları değil, geçmişten bugüne taşınan bir kültürü de ayakta tutuyor. Bakır kapta pişen yemeğin lezzetini bilenler için o ocak hâlâ yanmaya devam ediyor.