Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bunlar talimatı Kandil’den alıyor.

Okuma Süresi:2 Dakika, 53 Saniye

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bunlar talimatı Kandil’den alıyor. Kandil’dekilerin zaten Allah’ı, dini, ezanı, kitabı yok”

-“İstanbulluyum ve İBB başkanlığını yaptım. İstanbul’u Ordu‘lu kardeşlerim iyi bilir. Çöpten, çamurdan, susuzluktan biz kurtardık”

– “Ordu Havalimanı’nı yaptık. Yaklaşık 1 milyona yakın yolcu buralardan taşındı. Çünkü biz yaparız, onlar konuşur”

-“Sadece küresel düzeyde ses getiren projelerle uğraşmadık, aynı zamanda şehirlerimizi eşi benzeri görülmemiş yatırımlar yaptık”

-“Ne kadar özetlersek özetleyelim yaptıklarımız bitmiyor. Tabii bir de yapacaklarımız var. Biz birileri gibi öyle aklımıza eseni söylemeyiz”

-“Birileri köken ve mezhep meselesi üzerinden ayrıştırmaya dönük adımlar atıyor, biz kardeşliğin peşinde koşuyoruz”

-“Eğitimde sıraların üzerinde artık kitaplar ücretsiz olarak var mı? 76 üniversite vardı, şimdi 208 üniversite var. Üniversitesi olmayan ilimiz yok”

-“Ankara’da şimdi Etnik Hastanesi, İstanbul’da Çam Sakura Hastanesi bütün bunları Covid döneminde hızla yaptık”

-“Kürt kardeşlerimi bunlar istismar ediyor. Kürt kardeşlerimin dindar olanları var, bunlarla mukayese edilmez”

-“Bunlar Diyarbakır Anneleri’nin evlatlarını dağa kaçırdılar, taciz ettiler. Gelin diyorum ki “14 Mayıs’ta hesaplaşalım””

ORDU – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ordu Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitingde konuştu.

“BAY BAY KEMAL’E OY VERMEK HANGİ PARTİYE GÖNÜL VERMİŞ OLURSA OLSUN KİMSEYE VACİP KILINMIŞ BİR GÖREV DEĞİL”

Bay bay Kemal’e oy vermek hangi partiye gönül vermiş olursa olsun kimseye vacip kılınmış bir görev değil. Gelin bu seçimde tercihimizi hep beraber Türkiye Yüzyıl’ından yana kullanalım.

Şöyle bir geçmişe baktığımız zaman ne görüyoruz biliyor musunuz? Cumhuriyetimizin ilk asrında bize vesayetiydi, darbesiydi, terörüydü, koalisyonuydu, ekonomik kriziydi, sosyal gerilimiydi derken altın kıymetinde yıllarımız kaybettirdiler. Biz bu kısır döngüyü kırdık, milletimizle birlikte bize dikilen deli gömleğini yırtıp attık. Asırlar sonra devletimizi yeniden güçlü, milletimizi yeniden müreffeh hale getirdik. Bunu da ülkemizin 81 ilinin tamamında gerçekleştirdik. Hayata geçirdiğimiz demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla ülkemizin asırlık kayıplarını telafi ettik.

“ŞU SAHİL YOLU VAR MIYDI?”

Sormak lazım, CHP komşulara filan sorun. Deyin ki, ‘Ya bu bay bay Kemal bu ülkeye ne yaptı?’ 10 tane büyükşehir belediyesi var, oralarda neler yaptılar? İzmir’de ne yaptılar? İstanbul’da ne yaptılar? Ankara’da ne yaptılar? Şimdi takmış peşine onları dolaştırıyor. ya yaptıkları bir şey yok zaten. İstanbulluyum. İstanbul’un büyükşehir belediye başkanlığını yaptım. Bunları yaparken de CHP demek nedir? Çöp, çukur, çamur ve susuzluk. İstanbul’u Ordulu kardeşlerim iyi bilir. Çöpten, çukurdan, çamurdan, susuzluktan biz kurtardık. Aynı şey burası için de geçerli. Şu sahil yolu var mıydı? Samsun’dan Hopa’ya, burayı yaptık mı? Ordu Havalimanı’nı yaptık mı?

“62 MİLYAR LİRAYA YAKIN KAMU YATIRIMI YAPTIK”

Ordu’ya bugüne kadar ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? Şimdi rakam veriyorum size. 62 milyar liraya yakın kamu yatırımı yaptık. Eğitimde 3 bin 909 adet yeni derslik inşa ettik. Üniversitemizi şehrimize kazandırdık. 4 bin 791 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık.

TOKİ vasıtasıyla 5 bin 70 konut yaptık. Şimdi de İlk Evim ile 2 bin 50 yeni konut inşa edecek, İlk İşyerim ile 30 işyeri yapacak, İlk Arsam ile bin 500 altyapısı hazır arsa vereceğiz. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz bin 768 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik.

Birileri önce altılı, sonra yedili, sonra dokuzlu, ardından 11’li, şimdi artık sayılarının kaça çıktığını bilmediğimiz bir masaya meze yapmak için uğraşıyor. Biz Türkiye Yüzyılı ile devletimizi güçlendirmenin, milletimizi zenginleştirmenin projelerini, programlarını yapıyoruz. Birileri milletimizi köken ve mezhep vurgusu üzerinden ayrıştırmaya dönük sinsi adımlar atıyor, biz 85 milyonun tamamını kucaklayan eserlerimizle, hizmetlerimizle, devrimlerimizle birliğin, beraberliğin, kardeşliğin peşinde koşuyoruz.

Malum, bunlar talimatı nereden alıyor? Kandil’den. Pensilvanya ayrı, bir de Kandil. Kandil’dekilerin zaten Allah’ı yok, dini yok, kitabı yok, ezanı yok. Kürt kardeşlerimi bunlar istismar ediyor. Kürt kardeşlerimin dindar olanları var ama bunlarla mukayese edilmez. Bunlar Diyarbakır annelerinin evlatlarını dağlara kaçırdılar. Onları taciz ettiler. Şimdi diyorum ki, gelin 14 Mayıs’ta hesaplaşalım. Tamam.”

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.